Monday, February 14, 2011
Radikal
Hayır Haşmetmeap, bu bir devrim!
Yorum: 06/ 02/ 2011
Hayır Haşmetmeap, bu bir devrim değil!...
Devrim ler çağı artık kapanmadı mı?. Küreselleşen bir sistemin ulus devletleri tarihselleştirmeye başladığı bir çağda,Kurulan ve kurulacak olan, aynı düzenin, sistem içinde, sistemin hegemonu güçlerce denetlenebilir yeni iktidar rejimleridir.Geçekte yeni bir iktidara yer yok. Halkın iflahını kesip,bıçağını kemiğine dayayınca istenmeyen, ve değiştirilen iktidar rejimleri var. Ama hala, yolu aydınlanmamış, aydınlatılmamış halkın sadece istemem dediğini bir zorba var ortada, oralarda. Ona sunulan da üstü örtülü bir seçenek olarak, müstakbel zorba bir iktidar.
Bu gün, insanoğlu ulaştığı bilgi birikimi ve teknik-teknolojik düzeyle, “aydınlanma” ve “aydınlatma”nın yepyeni yollarını, gidiş-gelişli diyalog yollarını yarattı. Artık bu yollarda koşturup, İktidarların ve sınıfların ve de sınıf savaşlarının, sonuna yaklaştığımızı görebilmeliyiz . Tüm ezberlerimizi bozarak, küreselleşen bir Sistemi, ve onun odağında yer alan İnsanı, dünden bu güne kavrayış yollarımıza döşeyeceğimiz yeni kavramlarla, yeniden tanımlamaya çalışırsak, yaşadığımız gerçekliği daha kolay kavrayıp anlayabiliriz belki...
Eğer varoluşundan bu güne, tarihsel yürüyüşünün bir evresinde, dayatan zorunluluklar nedeniyle parçalanan insanın, bütünlenme sürecini, "zorunluluklar- olasılıklar" diyalektiğinde, yeniden inşa ederek, anlamaya çalışırsak bu günü, belki yarına doğru daha kolay yol alabiliriz.
Yöneten yönetilen ilişkisini, tarisel ve sınıfsal belirlenimlerinden soyutlarsak, tarihin sonuna değil belki, ama sınıfların sonuna ve sınıf iktidarlarının sonuna yaklaştığımızı görebiliriz.
Demokratikleşme sürecinin, tüm dünyada hızla işlerlik kazanmasının yeni bir takım iktidarlara değil, çok yönlü işleyecek bir demokratikleşme sürecine , insan-insan ilişkilerinde ve insan doğa ilişkilerinde yeni bir dengeye yol açabileceğini görebiliriz. Hem de bu süreçte, insanın giderek bütünlenebileceği, küreselleşen sistemin tüm insanlık için yep yeni bir evresinin, bu insanların eliyle ve onların ortak aklıyla başlatılabileceğini düşleyebiliriz.
Bilgi birikimimizin ulaştığı düzey, gerçekliği dünden çok farklı algılamaya, tahayyül gücümüzü daha doğru ve yaşadığımız gerçekliklerle daha uyumlu kullanmamıza olanak verecekdir.Artık devirmek değil, insanın ve içinde devindiği sistemin geleceğini aydınlatma devrindeyiz...
Yurdaer Erşan
Subscribe to:
Posts (Atom)