Friday, February 16, 2007

TARİHİN SONU* MU ? (1)

İki,üç gün önce Dünya medyasının gündemine düşen ve halen gündemdeki yerini koruyan Putin`in çıkışı, ve onun üzerine yapılan çok yönlü değerlendirmeler benim de GÜNDEMİM`e düştü.
43üncüsü Münih de toplanan Uluslar arası Güvenlik Konferansında “Güvenliğin evrensel ve bölünmez niteliği, ‘bir kişinin güvenliği herkesin güvenliği demektir’ şeklindeki temel ilke ile ifade edilir. “ diyerek konuşmasına başlayan Putin, “
Ancak, tek kutuplu dünya nedir? Bunu ne kadar süslerseniz süsleyin, netice itibariyle tek tip durum, tek erk, tek
güç merkezi, tek efendi anlamına gelir. Tek egemenin, tek efendinin olduğu bir dünya demektir. Sonuç olarak,
bu durum sadece sistemin içindekiler için değil, aynı zamanda egemenliği elinde bulunduran için de ölümcüldür,
çünkü onu içeriden yıkar. “ gibi bir belirleme yaptıktan sonra,konuşmasının devamında:
“Günümüz dünyasında, tek kutuplu dünyanın kabul edilemez olmasının yanı sıra, aynı zamanda imkansız olduğu kanaatindeyim. Ve bunun tek sebebi, günümüz dünyasında tekil liderliğin varlığı halinde, askeri, siyasi ve ekonomik kaynakların yetersiz kalacak olması değildir. Bundan daha önemlisi, model bizatihi kendisi kusurludur, çünkü esası gereği modern uygarlık için ahlaki bir temel yoktur ve olamaz “ diyerek yaptığı tarihsel konuşmada,küreselleşen Sistem`in yaşanan gerçekliğinin altını çizmiştir. ABD` nin hegemonyasında yaşanan sürecin yarattığı, tüm dünyayı ve özellikle Rusya`yı rahatsız eden bir takım açılımları dillendirdikten sonra; “Güç kullanımının meşru kabul edilebilmesi için mutlaka BM tarafından onaylanması gerekir. Ve BM yerine NATO ya da AB’yi koymamıza gerek yok. “
“ Berlin Duvarı’ nın taşları ve betonarme blokları çoktan hediyelik eşya olarak dağıtıldı. Ama unutmamalıyız ki Berlin Duvarı’nın çöküşü demokrasi, özgürlük, açıklık ve büyük Avrupa ailesinin tüm fertleriyle kalıcı ortaklık adına yapılan; “bizim halkımız tarafından da yapılmış” , tarihi bir tercihtir . “
“Biz ortaklığa açığız. Yabancı şirketler tüm büyük enerji projelerimize dahil olmaktadır. Farklı kaynaklardan alınan verilere göre; Rusya’da petrol çıkarma işinin %26’ lara varan kısmı, lütfen bir düşünün, yabancı sermayeye aittir. Örnek verin, bana Rusya’nın batılı ülkelerin kilit ekonomik sektörlerine dahil olmasına örnek verin. Bu tür örnekler bulamazsınız. “
“Ve doğrudan küresel güvenliği etkileyecek önemli bir konu daha var. Bugün birçok kişi yoksulluk hakkında konuşuyor. Bu kürede aslında ne oluyor? Bir yandan dünyanın en fakir ülkelerine yardım amaçlı programlar için parasal kaynaklar ayrılıyor, hatta bazen çok büyük kaynaklar ayrılıyor. Ama dürüst olmak gerekirse, çoğumuz biliyoruz ki bu yardımlar yardımı yapan ülkenin şirketlerinin de aynı zamanda büyümesiyle ilişkileniyor. Ve öte yandan, gelişmiş ülkeler aynı zamanda tarımsal sübvansiyonlarını muhafaza etmekte ve bazı ülkelerin ileri teknoloji ürünlere ulaşmasına limit koymaktadır. “
“ Dünyanın önde gelen ülkelerinin bu (ve benzeri tehditleri)tehdidi görmesi gerektiği gayet açıktır. Ve bu yüzden küresel ekonomik ilişkilerde herkese gelişme şansı ve olasılığı veren daha demokratik, daha adil bir sistem geliştirmeleri gerekir. “
“Bununla ilgili olarak küçük bir hatırlatma yapayım. Bizi bu yönde teşvik etmenize pek de gerek yok. Rusya bin yılı aşkın tarihe sahip bir ülkedir ve her zaman bağımsız bir dış politika izlemiştir. “
“ Bu geleneği bugün değiştirmeyeceğiz. Aynı zamanda, dünyanın nasıl bir değişim geçirdiğini çok iyi biliyoruz ve elimizdeki fırsatları ve potansiyeli gerçekçi bir şekilde değerlendiriyoruz. Fakat elbette sadece küçük bir grup için değil tüm dünya için güvenlik ve refahı sağlayacak adil ve demokratik bir dünya düzenini oluşturmada birlikte çalışabileceğimiz sorumlu ve bağımsız ortaklarla işbirliği yapmayı bizler de arzu ederiz. “
“Bu geleneği bugün değiştirmeyeceğiz. Aynı zamanda, dünyanın nasıl bir değişim geçirdiğini çok iyi biliyoruz ve elimizdeki fırsatları ve potansiyeli gerçekçi bir şekilde değerlendiriyoruz. Fakat elbette sadece küçük bir grup için değil tüm dünya için güvenlik ve refahı sağlayacak adil ve demokratik bir dünya düzenini oluşturmada birlikte çalışabileceğimiz sorumlu ve bağımsız ortaklarla işbirliği yapmayı bizler de arzu ederiz..” (www.tsk.mil.tr) diyen Putin, tek gücün,kutbun hegemonyasında yaşanan küreselleşme sürecinin bu evresinde, sistemin geleceği açısından eksikliğini ve gereğini gördüğü diğer gücün,güçler ittifakının,kutbun oluşturulmasının zeminini yoklamaktaydı. Ve bu çerçevede ilk açılımını da, Müslüman dünyasına adım atarak başlattı.Putin,Suudi Arabistan,Katar,Ürdün turundayken medyaya Fransa Cumhurbaşkanı J.Chirac`ın haftalık haber dergisi Marianne2007 de yer alan anılarından üzerinde düşünülmesi gereken ilginç satırlar düştü.

· Liberalizme inanmıyorum. Sonu komünizm gibi olacak
Görev süresinin bitimine 3 ay kalan Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, 74 yıllık hayatı ile ilgili çarpıcı siyasi düşünce ve özel anılarını “Elysee'de Bir Yabancı' adlı kitabında anlattı. Chirac'ın biyografisi olarak da görülen kitabın, haftalık haber dergisi Marian'da yayınlanan bazı bölümleri, ülkede büyük yankı yarattı. 40 yıllık siyasi yaşamı boyunca sağ yelpazede yer alan Chirac, kitapta, liberalizmin sonunu komünizm gibi gördüğünü söyledi. Chirac, “Liberalizm komünizm kadar tehlikeli. Liberalizme inanmıyorum. Komünizm ile liberalizm arasında bir çözüm arıyoruz” dedi
· Bush'u 36 kez aradım ve Irak konusunda hata yaptığını söyledim
Chirac, ABD'ye de yüklenerek, “Coca-Cola gibi firmaların hegemonyalarını kabullenmekte zorlandığım doğru. Kendi bakış açılarını benimsetmeye çalışan Amerikalılarla devamlı problemim oldu” diye konuştu. Irak Savaşı'nı değerlendiren Chirac, George Bush'u bu savaşı başlatmaması için ikna etmeye çalıştığını ancak başaramadığını şu sözlerle dile getiriyor: Bush'a 36 kez, net biçimde, büyük hata yaptığını ve Irak'ta kitle imha silahları bulunduğuna ilişkin hikayelerine inanmadığımı söyledim. Chirac, 1960'lı yılların sonundan itibaren Güney Afrika Cumhuriyeti'nde ırk ayrımına karşı mücadele veren Afrika Ulusal Kongresi'ne gizlice finansman sağladıklarını da açıkladı. (YeniŞafak,13 Şubat 07)
Putin` in çıkışının dünyada ve basınımızda yarattığı etki ve tepkinin yanında, Chirac` ın anılarından alıntılar ve özellikle Liberalizmin de Komünizm kadar tehlikeli olduğuna,Liberalizme inanmadığına ve ikisi arasında bir yol aradığına ilişkin yaklaşımı pek yankı bulmadı.İkince bölümde, Putin` in ve J.Chirac`ın söylemleri ve yarattığı etki ve tepkilere ilişkin düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.
* Francis Fukuyama`nın 11 Eylül öncesi yayımlanan Tarihin Sonu ve Son İnsan adlı ünlü eserinde açımlanan tezine de gönderme.


Yurdaer Erşan

No comments: