Monday, January 26, 2009

16.01.2009
Krizin neresindeyiz?Ekonomi
HEPİMİZ KRİZDEYİZ!..
Yerlisi, yabancısı tüm ekonomi kahinleri,krizin giderek yayıldığı ve de derinleştiğinde birleşiyorlar.21.yy’ da ekonominin hala kahinlerin dilinde olması ve tıpkı enflasyon canavarı gibi, kriz cavarını da ortaya salmaları ilginç bir olay.
Korkutarak egemen olmanın, korkutarak sürdürülen çıkar kavgasının çağı, hala kapanamadı. Sistemin yaşatmakta olduğu bu yapısal kriz, küreselleşen tüm dünyayı yere çarpıyor.Herkesin de, çapına, gücüne göre bundan, bu tokattan nasibini alacağı da açık.Kahinlerimiz de bunu görüyor, söylüyor. Dinleyenler de bunu seziyor, görüyor. Gene her ülke,her toplum, herkes, kendine göre, kendi façasını düzeltmenin yoluna bakıyor. Belki de bugünü kurtarıp, yarına, bir sonraki darbeye daha dayanıklı girebilmenin yollarını arıyor.
Oysa Sistem, insanlara geleceklerini bile ipotek altına alıp, tükettirip, onları gereğinde de “aşırı”tüketime zorluyor. Ama hala kimileri(!) buna karşı gelip” ayağınızı yorganınıza göre uzatın” vaazı veriyor.
Sistem, sermayenin ürettiği mal ve hizmetleri tükettirememenin, dönüşümü gerçekleştirememenin yıkıcı sorunlarını bir kere daha yaşıyor ve yaşatıyor insanlara. Bugüne kadar sayılıp dökülen onca tedbir,yazılan onca reçete, hep günü, ülkeyi bu hendekten atlatmanın tedbiri.Oysa kriz küresel.Kriz yapısal. Sistemi anlamadan, odağında yer alan İNSAN’ı tanımadan, ancak bu kadar yapabiliriz..İşin bedeli ağır ve yıkıcı olsa da, biz hala yıkımdan da kazanırız deriz ve yolumuza bakarız.Yüzlerce yıldır yaptığımız bu. Yok ederek yaşama, kaybettirerek kazanma.Bu Sistemin geçmişte içine girdiğimiz ve zorunlu olarak izlediğimiz evresinin sonuna geldik.Sistem krizleriyle zillerini çalıyor.Tabii bunu, dayatan köklü dönüşümleri kavramak, gereğini yerine getirmek, biraz zor.Çıkarları düşünmenin ve pratik, pragmatik yaklaşımın, önümüze serdiği yolların en kolayı da bu, sistemin falına bakmak, remil atmak.
Üretimi sorun olmaktan çıkaran, tükettirmeyi hala başaramayan, dönüşüm sorunlarıyla boğuşan Sistemi, onun girmekte olduğu bu yeni evreyi, bu evrenin gereklerini derinden kavramadan, İNSAN olarak bilinçlice ifade edip paylaşmadan, SİSTEM-İNSAN bağlamında geleceğe uyarlı ve uyumlu adımlar atmak mümkün olabilir mi ?

No comments: