Radikal
Ekonomi
10/6/2009
Erdoğan paketi açıkladı: 120 bin işsize 6 ay toplumsal iş
HALKIMIZIN CEBİNDE PARASI VAR!
Muhaliflerini, yönetimde ki beceriksizleri, “dağda üç koyun gütmemişlik”le kınayan, insanları koyun gibi gütmeyi hala bir meziyet sayan ve bunu, günümüzün incelmiş tekniklerini oldukça iyi kullanarak becerenler, şimdi de yaşanan krizin giderek ağırlaşan faturasını, güttüklerine yüklemenin yollarını dillendiriyorlar. “Onların cebinde parası var, çekin pazara tüketsinler paraları” ve de varsın tükensinler, demek istiyorlar.
Her şeyi bilenler, teğet geçti diyenler, bilmiyorlar mı ki bu kriz, sistemin yapısal, dönemsel krizlerinin en derinlerinden biri. Ceplerdeki paraları tükettirmekle krize çare bulunmaz.Kredi kartlarıyla insanlar kalan geleceklerini de yeseler de bu iş doğrulmaz, krize çare olmaz. Sistemin hegemonu başladı bile, FED’in darphanelerini çalıştırmaya. Tüketene, tükettirene,borç, hibe para saçmaya. ABD, becerikli yönetimiyle, durumu fırsat bilip, dün altından ipini koparttığı yeşil dolarlarını, gırtlağına kadar yutmuş olan toplumların boğazına, bu sefer de yeni baskı dolarları dayayacak ve gene işi götürecek.
Ama görünen ve bilinen o ki, bu yolla da krizler atlatılmayacak. Bizi tüketecek, tüketicileri tüketecek, krizleriyle bu sistem. ABD, hegemonu olduğu sistemin krizini belki bu seferde geçiştirecek.Onun işi kolay, kesilecek faturada, nasıl olsa bizlerin adresine çıkacak. Bu oyun ilk defa oynanmıyor ki! Güç ilişkileri dünyasının bilinen kumarı, kazan-kaybet oyunu. Güçlüleri kazandığı, güçsüzlerin kaybettiği, bilenlerin kazandığı, bilmeyenlerin kaybettiği, bir oyun bu. Silah gibi, para gibi, bilgi de bir güç, sahip olanlar için. İNSAN’ın, ona özgü tek gücü, aklı ve bilgisi. Ama onlara sahip olabilirse, olacak zamanı, zemini bulabilirse ve de bunları diğer insan gibi yaşamak isteyenlerle paylaşabilirse. Bilgiyle çoşan, insanın yaratıcı gücü, insanı insan kılan tek güctür. Sistem tüm krizleriyle bunun önünün açılmasını ve insandaki üretici, yaratıcı güçle, tüketici gücünün dengeli bütünlüğünün önündeki, kendiliğinden kalkması mümkün olmayan engellerin kaldırılmasını istiyor. Tüm bu birikim süreci bunu hazırlamıyor mu?Ama koyun gibi insan gütmeyi bilenlerin ve bunu sürdürmek isteyenlerin hayali ve işi değil bu.Onlar bildikleri, anladıkları reel’in gereklerini yapmak istiyorlar. Öylece var oldukları konumda ve dünyada, kalmak istiyorlar.Amave gerçekten insan gibi yaşamak bu mu diye bir soruyu merak edipte kendilerine sormak istemiyorlar. Bütün tasavvur dünyaları da reel dünyanın muhafazası ile sınırlı. Onlar için krizler, varlıklarını sürdürmek,geliştirmek için yeni fırsatlar sunuyor. Ve gerçekten krizler bunları, teğet geçiyor!.
Yurdaer Erşan
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment