Friday, January 29, 2010

Radikal
26.01.2010

Kapitalizm, Türkiye ve demokrasi

İNSANI TANIMADAN, KAPİTALİZM BİLİNEMEZ

Hemen hemen her alanda olduğu gibi, iktisat biliminde de ezberlerimizi bozmamız, ezberlerimizle ve ezberleyerek yol alamayacağımızı görmemiz gerekir., Bugüne kadar FİLİ TARİF EDER GİBİ, yaptığımız tariflerle, KAPİTALİZMİ ne kadar anlaşılamaz ve kavranılamaz kıldığımızı, hiç olmazsa görebiliyoruz artık. Sistem biliminin ufkumuzu açan katkılarıyla ve de doğa bilimlerinde ulaştığımız bilgi birikiminin de yardımıyla, artık biliyoruz ki, doğada var olan her varlık ve yapılanma bir sistemler bütünlüğüdür. İnsan ve odağında yer aldığı tüm yapılanmalarda, birer sistemsel bütünlüktür.Sistemsel yapılanmalar, birbirleriyle enerji alaşverişinde olan ve böylece gelişip büyüyen yapılanmalardır. Sistemler birbirleriyle kurdukları enerji alışverişi ilişkisinde, yaşarlar, gelişirler, olgunlaşıp çoğalır, ve süreç içinde, potansiyellerini tüketerek, dönüşüp yokolurlar. En gelişkin ve arızalanma riski en yüksek bir varlık olan insan, çoğalarak sürdürdüğü soyuyla, yaşadığı tarihsel süreçte, kendi sistemsel yapısının gereklerine uygun yapılanmaları oluşturmuştur. Enerji alışverişi ilişkilerinin zorunlulukları çerçevesinde kurduğu, kurmak zorunda olduğu ilişkilerlerle, içinde yer aldığı sistemsel yapılanmaları gündemine getirmiştir. Güçsüzlüğünün dayattığı güç ilişkiler sistemi, ve parçalanması, sonsuz ihtiyaçlarının tatminini mümkün kılan mübadelenen en gelişkin aracı paranın yaratılmasıyla, kapitalizme adım atılması, bütün kafa karıştıran ezberlerden arınmadan, çok yönlü kavranabilir mi?Krizleri, yıkımları, perspektifleriyle kapitalizm, anlaşılabilir mi? Dün iyice kavranmadan, gelecek öngörülebilir mi? Küreselleşme kavranabilir mi? Aklımızı ve kafamızı karıştıran sorunların hiçbirine, İNSANI ve içinde devindiği SİSTEMİ kavramadan, yanıt bulmamız, aklımızı ve gücümüzü o yönde harekete geçirmemiz mümkün olabilir mi? İktisatın içinde kulaç attığı bu dere yatağında, akan kapitalizmin kaynağıda, İNSANDIR. Hedefi de insanı İNSAN kılan beyniyle, onu yaratıcı, üretici özgür bir İNSAN KILMAK değil midir, sayın Sayın Plotinuss!..
Yurdaer Erşan

No comments: