Radikal
Bir OHAL masalı
O HALDEN BU HALE, BU HALDEN O HALE 19.12.2009
Yaşadığımız günlerin gerçekliğini, masallarda aramak, masallarla anlatmak masallarla korkutulduğumuz, masallarla avutulduğumuz, çocukluk günlerimi anımsattı bana. Bugün, okunan masalların arkasındaki gerçekliği, algılayıp kavrayabilecek, bir bilgi birikim düzeyine geldik. Bilimsel algılayış ve kavrayışımızda, açılan yepyeni ufuklar, daha tutarlı öngörülerde bulunma olanağını da, sunuyor bizlere.
Zorunluluklarla, olasılıklar arasındaki bağı, olan ile olması gereken arasındaki rolümüzü, olasılıklar dünyasında gerçekleşmesi gerekeni belirleme de parçanın değil, bütünün çıkarlarını, gözetmenin gereğini ve insanal erdemini, kavrayacak birikimlere de, ulaştırdı, sistem bizi. Bu birikimleri, paylaşabilmenin ve dolaysiyle demokratikleşerek, dünyamızın giderek yaratıcı, üretici bireyler dünyası, olabilmesinin potansiyellerini de, somutlaştırmaya başladı.
Eğer, içinde yaşadığımız, krizleriyle bizleri yıkımlara uğratarak, kendini yenileyen sistemin, dayattığı yeni evreyi, aklımızı geçmişin prangalarından kurtararak ve gözlerimizi ideolojilerin kör kıldığı perdelerden arındırarak, kavrayabiliriz.Sistemin yarınlarını da, OLUŞTURABİLECEĞİMİZ YENİ BİLİMSEL temellere dayanarak,algılayabiliriz. Küresel sistemin, bizleri, insanca yaşanabilir bir dünyayı kurmaya yöneltecek potansiyellerinin de, farkına varabiliriz.
Bütün sorun, bizleri aydınlatacak, aydınlığını paylaşacak, aydınlarımızın, kör kandillerini söndürüp, spotlarını yakmaları ve aydınlığını paylaşabilmelerine bağlı. Kandilli klavuzlarla yol alma çağı bitti. Demokratikleşme sürecine, kandille bakarsak, olması gerekeni açılım, saçılım gibi görürüz, o halden, bu hale geçemeyiz..
Yurdaer Erşan
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment