Sunday, December 20, 2009

Radikal

Kürtlere akıl vermeyi bıraksak...

Artık birbirimizle akıl alıp vermeyi öğrenelim!.. 19.12.2009

İpleri, meclis kürsülerinden atarak, yada elden ele dolaştırıp birilerinin eline vererek, başlanan ve sürdürülmeye çalışılan, sözüm ona demokratik açılım, böyle saçılır.Ama önemli olan, atılan her adımdan sonra, olan biteni sağlıklı teşhis etmek, yeni akıllar verme yerine, sağlıklı bir akıl alış verişi ortamı yaratarak, aklımızı, ortalama aklın mengenesinden kurtarmaktır.Sanırım öncelikle, yapılmak istenenin adını iyi koymak, tanımını doğru, dürüst yapmak gerekir. Toplumu parçalara ayırıp, karşı karşıya getirerek, hakları, gaklayanlara saçarak, çatışma ve provakasyon ortamları yaratarak, bir süreç akıldışına, ancak böyle çekilir.
B u deneyimden sonra, durumun çok yönlü tartışılması, demokratikleşme sürecinin zorunlu kıldığı ortak aklın yaratılması ve işlerliğinin sağlanması yolunun aydınlatılması ve zorunlu adımların atılması gereklidir.Parça parça açılımlarla, ipi elinde tutma telaşının yarattığı gerilim ve başarısızlıklarla, akılsız bedeller ödenerek, bu yol alınmaz.
Demokratikleşme denen sürecin doğasının dayattığı katılımın, iletişimin, diyaloğun, vb. önündeki tüm engeller, ortak karar süreçlerinde temizlenmelidir. Öncelikle, küreselleşen sistemin, sermaye merkezli değil, insan merkezli yeni evresinin, ne anlama geldiğini, birlikte iyice kavramalıyız. Eğer onun, DAYATAN BU ZORUNLU EVRESİNİN, gündemimize getirdiği, tüm alanları kucaklayan, demokratikleşme süreçlerini dengeli ve zorunlu bütünlüğü içinde işletemezsek, yaptığımız her hata, bumerang gibi dönüp başımıza ve şaşan aklımıza vuracaktır. O ölçüde bedeli ağır olsa da, bu zorunluluğu aşmada, insanların ortak aklı, doğru yolu bulacaktır. Yurdaer Erşan

No comments: