Radikal
Gül bahçesi mi umuyordunuz?
GÜL BAHÇESİ UMMUYORUZ AMA. 18.12.2009
Elbette, bir şeyi açmak kolay değil. Hele hele hiç bilmediğin bir kapıyı açmak, hiç kolay değil!. Arkasından ne çıkar? Nereden bileceksin.Hele, demokratik açılım yolunu açanlar,ya demokratikleşmeyi bilmiyorlar yada, gerçekten toplumun psikolojisiyle oynuyorlar, bizi teslim almak mı, istiyorlar? Oysa bizler, zaten bu sistemin, yöneten, yönetilen ilişkisinin tarihsel zorunluluğu nedeniyle, dünya kurulalı beri, karşılıklı birbirimize teslim olmuşuz. Alındığımız, kırıldığımız, yıldığımız bir şey yok. Ama, bu kadar uzun bir tarihsel yolculukta, giderek gözü açılan, yaşanan gerçekliği, bitaraf olarak değil de, gerçekten arafta durarak, kavrayanımız yok mu, içimizde?
Elbette, ağrısız doğum olmaz. Dikensiz gül bahçesi, hiç mi hiç, olmaz..Güç ilişkilerinin, çıkar kavgalarının bugüne kadar biçimlendirdiği dünyamızda, atılan her adımda, açılan her kapının arkasında, her açılım ve saçılımda, kimin ne çıkarı var, neyi kazanıp, neyi kaybedeceğimizin korku ve endişesi, çok doğaldır. Hala dünyada, kazan kaybet oyunu oynanıyor.Hepimizin kazanacağı kapıları açmaya, açılımlara, kazan kazan denen, oyun olmayan oyunlara, hala başlamadık. Başlayamayız da. Çünkü, bu oyun hep beraber oynayacağımız, dünyamızı tüm insanlar için, onları kucaklayan tüm doğalarıyla, yaşanır kılma oyunudur. Demokratikleşme de, bu oyunun hep birlikte atacağımız ilk adımıdır.İnsanın ve sistemin kavranmasına yarayan, bu güne kadar kafalarımıza kazınmış, tüm paradigmaları, kavramları, aşmadan, ezberlerimizi bozmadan, bu adımları atamayız. Birbirimizi kandırmayalım ve korkutup oyalamayalım.
Yola mümkün olan birliktelikle çıkalım. Virajları da, birlikte dönelim.
Yurdaer Erşan
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment