Cumhuriyet
26/04/2009
Dünya
Obama'ya sert eleştiri: Sözüne ihanet etti
Avrupa Ermeni Federasyonunca yayınlanan açıklamada 24 Nisan mesajında "soykırım" demeyen ABD Başkanı Obama sert dille eleştirildi. Federasyon, Obama'nın ABD'nin inandırıcılığına darbe vurduğu iddiasında da bulundu.
- ABD Başkanı Barack Obama'nın 24 Nisan açıklamasında "soykırım" sözcüğünü kullanmamasına Ermenilerden sert tepkiler sürüyor. Obama'ya ABD'deki diasporanın yanısıra Avrupa'daki Ermenilerden de ağır eleştiriler geldi. Avrupa Ermeni Federasyonu, Obama'yı sözüne ihanet etmekle suçlarken ABD'nin inandırıcılığına darbe vurduğunu da iddia etti.
Avrupa Ermeni Federasyonunca yayınlanan "Ermeni soykırımı: Obama sözüne ihanet etti" başlıklı açıklamada Obama'nın soykırımı tanıma sözünü tutmadığı, bunun da "moral ve siyasi" açıdan Obama'nın siyaseti daha ahlaki kılma politikasında "ilk başarısızlığı" olduğu öne sürüldü.
"Tek uygun sözcük soykırım"
ABHaber tarafından yansıtılan açıklamada Federasyon, 1915'de yaşanan olaylar için Obama'nın Ermenice "büyük felaket" anlamına gelen "Medz Yeghern" ifadesini kullandığına dikkat çekerek «siyasi ve hukuki olarak tek uygun kelimenin "soykırım" olduğunu da iddia etti.
Obama'nın "soykırım" demeyerek "milyonlarca Amerikalı ve Avrupalı'yı hayal kırıklığına uğrattığını belirtilen açıklamada ayrıca Başkan'ın "ABD'nin, genel olarak dünyada, özel olarak da Güney Kafkaslardaki inandırıcılığına darbe vurduğu" savına da yer verildi.
22 Nisan açıklamasına eleştiri
Bu arada, Federasyon Başkanı Hilda Tchoboyan da, Türkiye ve Ermenistan'nın ikili ilişkilerin normalleşmesi için bir "yol haritası" üzerinde mutabık kaldıkları yönünde 22 Nisan gecesi yaptıkları açıklamaların sürdürülen görüşmelerde ilerleme sağlandığına ilişkin yeni bir unsur içermediği de savunarak açıklamaları "sinik bir manevra" olarak niteledi.
Yorum:
Yaşadığımız sorunlara "insan gibi" bakmayı, daha öğrenemedik.Çünkü yaşadığımız tüm tarisel süreci,hep ayrı ayrı, bölünmüş insanoğlunun, bölüklerinin tarihi olarak bildik, ezberledik.Her bölük kendi varoluş mücadelesinde yalnız kendini tanıdı. Yalnız kendi tarihini esas tarih olarak bildi.Güç ilişkilerinde yalnız kendi gücünün varlığını,geleceğini düşündü.Onun için yaşamını feda etti.Çünkü tüm dünyası, o idi.
Ama bugün artık, hepimizin bir bütünlüğün parçası olduğumuzu, esas kimliğimizin insan olduğunu,bütün haklarımız ve hukukumuzla kendimizi yeniden inşa etmenin, gayreti içinde olduğumuzu,hiç olmazsa görebiliyoruz .Hepimizin tüm geçmişi, bu günlere akan insanlık nehrinin birer katresidir .Katkılarımızla türümüzün geleceğini,geleceğimizi inşa ediyoruz.Bu yolda çok acı deneyler yaşadık,çok kayıplar verdik,bizi insan kılan beynimizin, gri tabakasını donatırken.Hala çok boş yer var beynimizde.Yaşadığımız her türlü felaket ve acı bizim yaşamamız gereken zorunlu deneyler ve derslerdi.
Radikal gazetesinin Pazar ekinde Cengiz Aktar' ın "Soykırımdan ötesi Büyük Felaket" başlıklı yazısında değindiği gibi,1915 olaylarına, her iki yakadan, toplumdan,halklardan,bölüklerden,taraflardan bakarak soykırım veya değil,diye kapışmak,cezalandırma peşinde koşmak,ortak yaramızı deşmek,yararlanmak isteyen güçlere,tutacak ve çıkarına kullacak bir tutamak vermek değil midir.Oysa bu felaketi yaşayan halkların olaya insan gibi bakarak çıkaracakları dersler olmalı.Yarını inşa ederken yararlanacakları, bu "ortak büyük felaketin" acılarını ve bugüne kadar kaybettirdiklerini hissederek,düşünerek, birlikte ortak yarınlarına katkıyı düşünebilmeliler.Çünkü yaşadığımız bu küçük mavi satelitte, onun ve bir parçası olan bizlerin geleceği, en temel kimliğimiz olan insan olmayı birlikte keşfetmemize bağlıdır.
Yurdaer Erşan
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment